KANDİLLİ EL YAZMALARI YAŞATILIYOR

KANDİLLİ EL YAZMALARI YAŞATILIYOR

Tarih 26 Aralık 2019, 13:49 YazdırBu haberi yazdır

Klasik el sanatını yaşatmaya kendini adamış önemli bir usta olan Nedim Bey ile tanıştık ve aldığımız bilgileri sizlerle paylaşmak istedik.

KANDİLLİ EL YAZMALARI YAŞATILIYOR

 

Yazma ustası Nedim Yapar'a Kandilli Yazma merkezinde bir ziyaret yaptık. Klasik el sanatını yaşatmaya kendini adamış önemli bir usta olan Nedim Bey ile tanıştık ve aldığımız bilgileri sizlerle paylaşmak istedik.

 

Türkülere konu olmuş Osmanlı Hanım sultanlarının saraylarında baş tacı edilmiş Kandilli Yazmaları, “Kandilli Yazmaları İhya Projesi Uygulama Merkezi”yle geleceğe taşınıyor. 

İstanbul’un Boğaziçi semtlerinden biri olan Kandilli, yalıları, koruları ve sokaklarıyla olduğu kadar geçmişi 18. yüzyıla dayanan yazmalarıyla da meşhur.  Sultan Abdülmecid’in kız kardeşi Adile Sultan ve kızı Cemile Sultan’ın Kandilli’deki saraylarında da kullanılan yazmaların genç kuşakla buluşturulması için hazırlanan Merkez sayesinde ustalar çırakları eğitecek ve gelenekte devamlılık sağlanacak.

Üsküdar Belediyesinin Kandilli’de tahsis ettiği binada çalışmaların yürütüleceği “Kandilli Yazmaları İhya Projesi Uygulama Merkezi”, 21 Nisan 2016’da açıldı üç yılı geçkin süredir çalışmaların yapıldığı yerde Yazmacılık Geleneği İstanbul’da Yaşatılacak

Kandilli Yazmasının konu olduğu anonim bir türkü sayesinde Kandilli sevdasının başladığını söyleyen Kandilli Derneği Başkanı Aykut Taluy, “Kandilli yazmasını kültürel miras olarak değerlendirdik ve hayata geçirmenin yollarını aradık. Bu süreçte Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Üsküdar Belediyesi’nden büyük destek aldık ve merkezimizi hayata geçirdik. Merkezde eğitim veren ustamız Nedim Yapar, yazmacılık geleneğinin İstanbul’daki son temsilcilerinden biri. Ustamızla birlikte güzel işler yapmak için yola çıktık.” diye konuştu.

Nedim yapar da Yazmacılık hakkında şunları söyledi ;

 

Halk sanatı olarak doğan ve gelişen yazmacılık, giysi ve mekân süslemelerinde kullanılmış, çeyizlerin en değerlilerinden olmuş ve çeyiz sergilerinde görücüye çıkmıştır. Yazmacının adı yazılarak basılan yazmaların en güzel örnekleri 17, 18 ve 19. yüzyılda İstanbul’un Boğaziçi semtlerinden Bebek, Arnavutköy ve Kandilli’de verilmiştir. Genellikle Ermeni ve Rum ustalarınca çizilip oyulan ahşap yazma ve yemeni kalıpları, “yazmacı”, “mavici” denilen ustalar tarafından; “tülbent”, “mermerşahi” ve “şile bezi” denilen pamuk bezlere basılırdı. Geleneksel Türk sanatlarının bir örneği olan yazmalar; başörtüsü, bohça ve yorgan yüzü olarak kullanılıyor.

 

Bu haber 4118 defa okunmuştur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
DİĞER HABERLER