CHP ÜSKÜDAR İLÇE KONGRE ANALİZİ

CHP ÜSKÜDAR İLÇE KONGRE ANALİZİ

Tarih 30 Aralık 2017, 11:50 YazdırBu haberi yazdır

CHP Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Çetin Karadağ 27 Aralık 2017

CHP ÜSKÜDAR İLÇE KONGRE ANALİZİ 


Konuk yazar  Çetin Karadağ ın yorumu ile Üsküdar ilçe kongre değerlendirmesi;


9 Aralık'ta Altunizade’de alışılagelen okul salonunda yapılacağı duyurulan ilçe kongremizi öteleyerek, nihayet 25 Aralık'ta Güzeltepe'de bir düğün salonunda gerçekleştirebildik! Salonun mevkii ve fiziki konumu hakkında bir şey söylemeye gerek görmüyorum! Yapılan icraatta, niyetler ve amaçlar halisane olduktan sonra gerisi teferruat olarak kabul edilebilir..

Üzerinde durmamız, düşünmemiz, konuşmamız ve çözüm üretmemiz gereken husus : CHP İLÇE VE İL KONGRELERİNİN İŞLEVİNİN-AMACININ NE OLDUĞU’nun net olarak belirlenmesidir. Ne diyoruz? "Kongreler, bizim en üst KARAR ORGANIMIZDIR". Yani kongrelerimizde, önümüzdeki süreci kapsayacak stratejik Parti politikalarını, Parti içi işleyişleri günün koşullarına göre saptamak, yenilemek ve bunları örgütü temsil eden en üst organ olan kongrede oylayarak karar altına almaktır.Alınan kararları da, yazılı tutanakla üst organ olan il kongrelerine ve nihayetinde Parti Kurultayına iletmektir. Hiç şüphe yok ki, bu kararları ilçe özelinde uygulayacak İlçe Başkanı, İlçe Yönetimi, Disiplin Kurulu ve üst kurul delegelerini, -ülkeye demokrasi vaat eden- bir sosyal-demokrat partiye yakışan demokratik biçimde belirlemek de ikincil önemli görevdir.


Şimdi soruyorum: Yaptığımız İlçe kongresinde, konuşup, tartışıp oylayıp aldığımız tek bir karar var mı? Yok! Sadece Üsküdar İlçe kongresinde mi böyle? Hayır! Bildiğim kadarı ile İstanbul'un hiç bir ilçe kongresinde oylanmış, alınmış herhangi bir KONGRE KARARI yoktur! Varsa, özür dilemeye ve bu sözlerimi geri almaya hazırım. Kongre'de bulunan yol arkadaşlarımın hepsinin şahit olduğu gibi, önümüzdeki Kurultayımıza Üsküdar İlçe Kongresinin kararları olarak iletilmek üzere, tüzüğümüzde değişiklik öngeren üç karar tasarısını, elli imza ile gündeme alınmak üzere Kongre divanına verdik. Bu karar tasarılar ne idi ?

 Özet olarak: 1- Mahallelerde yapılan delege seçimlerinde, birden fazla liste ile seçime gidiliyorsa delegeler, listelerin aldıkları oylara göre NİSPİ TEMSİL yöntemi ile belirlensin.

 2- İlçe ve İl kongrelerinde Yönetim ve Üst Kurul delegeliklerinin belirlenmesinde de NİSPİ TEMSİL yöntemi geçerli olsun.

 3-İlçe Başkanı ve İl Başkanı seçimleri (tek dereceli olduğu için), ikiden fazla aday var ise iki turlu seçimle yapılsın.Birinci turda adaylardan herhangi biri yarıdan fazla oy almışsa seçilmiş sayılsın, aksi halde en fazla oy almış iki adayla, ikinci turda başkan belirlensin. Gerekçe : Seçilecek ilçe veya İl başkanı meşru ve haklı bir çoğunlukla belirlensin ve o ilçeyi, o ili yönetirken eli güçlü olsun..Bu seçim dahil, bundan önceki iki seçimle birlikte üç dönem Üsküdar İlçe Başkanı seçilen arkadaşımızın, her üç seçimde de örgütün yarıdan fazlasının onayını almadan seçilmiş olması “rahatsız edici” bir tablo değil midir?

Tıpkı 12 Eylül askeri rejiminin siyasi parti ve seçim yasalarına getirdiği hükümler ile, üçte bir oyla meclis sandalye sayısının üçte ikisine el konulmasına nasıl itiraz ediyorsak, kendi evimizin içindeki yanlışlığa da aynı şekilde karşı çıkmamız gerekmiyor mu? Bazı arkadaşlarımız diyor ki, “ bunlar doğru önermeler ama, SPY(siyasi partiler yasası) değişmedikçe, bu uygulama yapılamaz”! Gerçek böyle değil! 12 Eylülün getirdiği SPY’da bile, bu uygulamayı engelleyen herhangi bir hüküm bulunmamaktadır! Engel, “Parti içi iktidarı her koşulda elde tutma” gayretinde olan zevatın katı tutumudur! Bir başka karşı çıkış gerekçesi de, seçenek olarak ve daha “demokratik” olduğu savunularak ileri sürülen “çarşaf liste” argümanıdır! İsteyen herkes, nereyi düşünüyorsa oraya aday olacak, delegeler de, yüzlerce aday isminin yer aldığı, gerçekten “çarşaf” gibi listeden tek tek inceleyip liyakatına, birikimine, ahlakına güvendiği adayları “özgür iradeleri!” ile belirleyip, işaretleyip seçecekler.! Öyle mi oluyor..? Yoksa, seçime geçilmeden önce her adayın renkleri bile farklı olan “anahtar listeleri” delegelerin ellerine tutuşturulup, “aman ha, listemize sahip çıkıyoruz” diye tenbihlenmiyor mu? Anahtar listelerde yer almayan birinin seçilme şansı, allame-i cihan da olsa, yok denecek kadar aza indiriliyor! Yani, “demokratlık” yaptığımızı zannederek, tiyatro sahneliyoruz?”blok liste” uygulamasının üzerini “çarşafla” örterek aynen uyguluyoruz! Üstelik te, her türlü siyasi ahlaksızlığı, pazarlığı, köylü kurnazlığını işin içine sokarak uyguluyoruz!

Oysa önerdiğimiz, “nispi temsil” yöntemi hem partinin bütün olarak yönetimlerde temsil edilmesine olanak vermesi bakımından daha demokratik bir yöntemdir.Hem de siyasete kalite ve nitelik katacak ahlaklı ve dürüst tutum almayı zorunlu kılacak bir yöntemdir. Her aday(veya grup), birlikte çalışmak istediği arkadaşlarını liyakat değerlerine göre sıralayarak listesini oluşturur. Parti içi seçime ait yönetmeliğe “ seçimde kullanılan listelerde yapılan değişiklikler ve çizip başka isim yazmalar, o oyu geçersiz kılar” diye bir hüküm koyarsınız, olur biter.Her kes zorunlu olarak listesine (daha doğrusu kendi oyuna)sahip çıkmak zorunda kalır. Son Üsküdar kongresinden örnekle, yüzde yirmiye yakın oy almasına karşın, ne yönetimde ne üst kurul delegeliklerinde temsil hakkı bulamayan sayın Sibel Tan Çetinkaya’nın listesinde yer alan değerli partililerimizin emekleri ve hakları ziyan olmamış mıdır? Partimize sunabilecekleri değerli katkılardan Parti mahrum kalmamış mıdır? O listeden üç-dört arkadaş yönetimde, beş ?altı arkadaş üst kurulda ilçemizi temsil edebilmiş olsalardı kötü mü olurdu? İlçe örgütünün en iyi kadroları ile yani bir “milli takım” anlayışı ile, asıl maça (demokrasi ve özgürlük mücadelesine) çıkmanın neresi yanlış? “Efendim, başka başka listelerden gelen arkadaşlar çalışmıyorlar..iş yapmamızı engelliyorlar..!” Geçiniz Allah aşkına! Bunlar AKP’den yada MHP’den mi geliyorlar? Kurullarda, yapılacak işler ve tutumlar konusunda farklı bakış açıları olabilir..Tartışılır..Oylanır.Alınan karara da herkes uyar ve gereğini yapar. Yapmayanı örgüte teşhir eder veya Parti disiplini anlayışı içerisinde işleme tabi tutarsınız. Gerektiğinde başka siyasi Partilerle koalisyon yapmayı içimize sindireceğiz, ama kendi partililerimizle aynı yönetim kurullarında anlaşamayıp, çalışamayacağız..! Bu itirazın, haklı ve inandırıcı bir yanı yoktur! 


Her ilçe kongresinde gördüğümüz bir acaip ve garabet yaklaşım da, Belediye Meclis üyesi arkadaşlara karşı takınılan tutumda ortaya konulmaktadır.Denilmektedir ki, “Meclis üyesi olan arkadaşlar, ne yönetime nede üst kurul delegeliklerine aday olmasınlar !” Yani bu arkadaşlar Meclis Üyesi olmakla artık Parti içi tüm iddialarını, beş yıl boyunca gömmek zorunda olmalıdırlar! Peki, parti tüzüğünde bu yönde herhangi bir engelleyici hüküm var mı? Yok ! Doğru ve demokratik bir yaklaşım mı? Meclis üyesi arkadaşlar da çıkıp deseler ki,“ madem öyle, Yönetici olmuş, mahalle başkanı olmuş, kadın kolları-gençlik kolları başkanı olmuş kişiler de bir daha talep açmasın”? Böyle bir akıl ve mantık dışı yaklaşım olabilir mi? Vatandaş aday olur..seçmezsin olur biter! İnsanların demokratik haklarını uyduruk “ilke kararı” ile elinden almak kimin hakkıdır? İşin ilginç ve komik yanı, her seçimde bu konuda yaygara koparıp, polit büro komitelerinde “ilke kararları” alınmasına rağmen, her (anahtar) listede bolca Meclis üyesi arkadaşlara yer verilmesidir!!! Bu fantastik tutum, sadece Üsküdar’da değil ?eminim- tüm ilçelerimizde aynen sergilenmektedir. Bu görüşü şiddetle savunan “ilkeli” arkadaşlara bir önerim var! Samimi iseniz, il delegesi olarak seçtiğimiz değerli arkadaşlarımıza(can güvenliklerini sağlayarak) bir görev verin! Gitsinler il kongresinde şöyle bir karar tasarısı hazırlasınlar! Kurultay’da Parti tüzüğüne eklenmek üzere İstanbul İl Kongresinin teklifi olarak: 
“Meclis üyesi olarak seçilen partililer, görev yapacakları beş yıl boyunca ?istifa etseler dahi- Parti içinde hiç bir kurulda yöneticiliğe, üst kurul delegeliğine ve bu süre içinde yapılacak milletvekilliği seçimlerinde vekil adaylığına hiç bir surette aday olamazlar.”

Var mısınız? SAMİMİ VE TUTARLI OLMAK ÇOK DEĞERLİDİR!

 

Son söz... Her şeye rağmen ilçe kongremiz, delegelerimizin büyük olgunluğu ile tamamlanmıştır. Sayın Erdoğan Altan zor bir dönem için yeniden İlçe Başkanı olarak görevlendirilmiştir. Görev almak isteyip te “anahtar listelerinde” yer bulamayanlar ile, üçüncü liste olarak beşte bir oranında oy almasına karşın temsil şansı bulamayan, ancak diğer iki “anahtar listelerden” seçilen değerli arkadaşlarımızı kutluyor ve bağrımıza basıyoruz. Şimdi öncelikle sorumluluk altına giren bu arkadaşlarımızı ve hepimizi önemli görevler bekliyor. Kongre sürecinde yaşanmış tüm olumsuzlukları geride bırakıp, birlik ve dayanışma içinde demokrasi mücadelesini yükseltmeliyiz.Her parti üyesi kendini bir ilçe başkanı gibi görüp, özveri ile inançla, içtenlikle halkımızın tek umudu olan CHP’ni güçlendirmelidir! Paramiliter güçlerin yasa zırhı ile donatıldığı, iç savaş hazırlıklarının yapıldığı bir ortamda sorumlu,namuslu aklı başında hiç bir partilimizin “küçük işlerle” uğraşmayacağına inanıyorum


CHP Üsküdar Belediye Meclis Üyesi  Çetin Karadağ 27 Aralık 2017

Bu haber 236 defa okunmuştur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
DİĞER HABERLER